17 Nisan Hemofili Günü dolayısıyla hemofili hastalığına dikkat çekmek ve toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla açıklamalarda bulunan Kula Devlet Hastanesi’nde görevli Uzman Doktor Müride Aktaş, önemli uyarılarda bulundu.
Uzm. Dr. Müride Aktaş, hemofilinin kanın pıhtılaşmasını sağlayan faktörlerin eksikliği ya da işlevini yeterince yerine getirememesi sonucu ortaya çıkan kalıtsal bir hastalık olduğunu belirterek, bu nedenle günlük yaşamda basit bir darbe, küçük bir kesik ya da bazen herhangi bir neden olmaksızın gelişen kanamaların normalden çok daha uzun sürebildiğini ifade etti. Hastalığın en yaygın belirtileri arasında kolay morarma, burun ve diş eti kanamaları, kas ve eklem içi kanamalar ile travma sonrası beklenenden fazla süren kanamaların yer aldığını aktaran Aktaş, bazı vakalarda kendiliğinden gelişen kanamaların da görülebildiğini söyledi. Günümüzde geliştirilen etkin tedavi yöntemleri sayesinde hemofili hastalarının aktif ve üretken bir yaşam sürdürebildiğini vurgulayan Aktaş, bunun için erken tanı, düzenli takip ve tedaviye kesintisiz erişimin büyük önem taşıdığını dile getirdi. Türkiye’de yürütülen ulusal takip ve kayıt sistemleri sayesinde hastaların düzenli olarak izlenebildiğini, tedaviye erişimlerinin kolaylaştırıldığını ve sağlık hizmetlerinin kalitesinin artırıldığını belirtti.
Toplumdaki bilinç düzeyinin artırılmasının hayati önem taşıdığına dikkat çeken Uzm. Dr. Müride Aktaş, “Sık morarma, uzun süren kanamalar ve aile öyküsü gibi bulgular hafife alınmamalı, erken sağlık başvurusu teşvik edilmelidir” dedi. Aktaş, açıklamasının sonunda, “Farkındalık tedavinin ilk adımıdır. Geç kalınan her tanı, yaşam kalitesinde ciddi kayıplara yol açabilir” ifadelerini kullanarak, 17 Nisan Hemofili Günü’nün bu konuda önemli bir farkındalık oluşturduğunu sözlerine ekledi.









YORUMLAR